What is Rosti? Where to eat meals with delicious Rosti in Istanbul?

Last Updated: Temmuz 25th, 2018By

Rosti, which sounds unfamiliar to most of the people in Turkey, in fact is a well-known taste all over the world and consumed fondly. Previously Rosti was a food consumed by villagers in the Bern cantons of Switzerland, but by time it was spread all over the country and considered as a national food by the Swiss due to its popularity.

Türkiye’de birçokları için kulağa yabancı gelen bir yemek olan röşti, aslında tüm dünyada bilinen ve severek tüketilen bir lezzet. Önceleri İsviçre’nin Bern kantonlarında köylülerin tükettiği bir yemek iken zamanla tüm ülkeye yayılan röşti, popülaritesinin de etkisiyle İsviçreliler’in milli saydığı bir yemek haline geldi.

How is Rosti prepared? Rasped cooked or raw potato is generally cooked with butter or vegetable oil by being pressed on the base of the pan. It is taken from the cooker when both sides become brown in the tone of gold. You may cook your Rosti in the oven or by adding different ingredients if you like. But the original recipe of Rosti is the one made only with potato.

Peki röşti nasıl hazırlanır? Rendelenen pişmiş ya da çiğ patatesler, genellikle bir tavanın dibine bastırılarak tereyağı veya bitkisel yağ ile pişirilir. İki tarafı da altın tonlarında bir kahverengi renk aldığında ocaktan alınır. Dileyenler röştilerini fırında ya da farklı malzemeler ekleyerek de yapabilirler. Ancak röştinin orijinal tarifi sadece patates ile yapılandır.

07Instead of trying to cook it at home, it is possible to taste delicious Rostis cooked by master hands. The Rosti Menu awaits lovers of delicious tastes in Midtown Hotel Istanbul during March. We suggest that those who especially like potato should try the wonderful Rosti Menu which consists of calf shish kebab with Rosti, lamb shish kebab with Rosti and pistachio, grilled chicken shish marinated with gingered green apple with Rosti, grilled salmon shish with coriander with Rosti, and shrimp on wooden skewers with Rosti before March ends.

Evde hazırlamakla uğraşmak yerine usta ellerden çıkmış enfes kıvamda röştiler yemek de mümkün. Mart ayı boyunca Midtown Hotel İstanbul’da röşti menüsü lezzet tutkunlarını bekliyor. Röştili dana şiş kebap, röştili fıstıklı kuzu şiş kebap, röştili zencefilli yeşil elma ile marine edilmiş ızgara tavuk şiş, röştili kişnişli somon şiş ızgara ve röştili kardes çöp şişten oluşan harika röşti menüsünü özellikle patates severlerin Mart ayı bitmeden denemelerini öneririz.

Enjoy your meal!

Şimdiden afiyet olsun!

editor's pick

  • İstanbul’da baharın yüzünü yavaş yavaş göstermeye başladığı bugünlerde erguvanlar da şahane çiçekleriyle yüzlerini göstermeye başladılar. Peki erguvanların pembe-mor renkleriyle boğazın simgesi olduğunu biliyor muydunuz? İstanbul’un rengini değiştiren nadir ağaçlardan olan erguvanlar çiçek açtığı zaman İstanbul Boğazı harika bir renge bürünür. Nisan ortalarından Mayıs ortalarına kadar uzanan bir süreç içerisinde pembe-mor çiçekleriyle adeta İstanbul’a baharı müjdeler. Siz de baharın tadını İstanbul’da çıkarmayı planlıyorsanız erguvanların coşkuyla açtığı bu dönemi kesinlikle kaçırmamalısınız!

  • İstanbul’a yapacağınız geziniz boyunca İstanbul’da sürekli gördüğünüz nazar boncuklarının anlamını biliyor musunuz? Nazar boncuğu, tarih boyunca, çoğu kültürde ve dinsel inançta, kötülükleri savan güçlü bir tılsım olarak kabul edilmiştir. Genelde nazar boncukları göz şeklinde olur. Kişinin dünyaya açılan penceresi gözdür ve göz her türlü, iyi ve kötü, düşüncelerin ilk çıkış noktası olarak kabul edilir. Bu yüzden bakışlardan, kötü gözlerden korunmak amacıyla emici özelliği olduğuna inanılan mavi renkli taşlar eskiden beri nazar boncuğu yapımında kullanılmıştır ve son halini günümüzdeki çeşit çeşit nazar boncukları olarak almıştır. Şu an, gerek inanç gerek gelenek, gerekse de süs eşyası olarak pek çok kişi nazar boncuğunu günlük yaşantısında çok sık [...]

  • Çemberlitaş Hamamı; Çemberlitaş yanında, Kapalıçarşı yakınında bulunmaktadır. III. Murat’ın annesi Nur Banu Sultan tarafından, Üsküdar’daki Valide-i Atik Külliyesine kaynak sağlamak için 1584 yılında, Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Kadınlar ve erkekler kısımdan oluşan bu çifte hamam; Valide Sultan Hamamı, Gül Hamamı, isimleriyle de anılmış, Evliya Çelebi’yse III. Murat Hamamı olarak bahsetmiştir yapıdan. Bugün hamamın kadınlar bölümü ayakta olmamasına rağmen, geri kalan bölümü  kadınlar ve erkekler için iki ayrı bölüme ayrılarak kullanılmaktadır. Günümüzde turistik hamam sefalarıyla yabancı konuklarını ağırlamaya devam eden hamam, Osmanlı hamam mimarisinin şaheserlerinden olmaya layık bir yapıdır.  

news via inbox

Nulla turp dis cursus. Integer liberos  euismod pretium faucibua