İstanbul’un 10 Sarayı

60-topkapi-sarayi-muzesi2

1. Topkapı Sarayı

Topkapı Sarayı, tarihi yarımadada bulunmakta ve İstanbul’un en çok ziyaret edilen yerlerinden birisi. 15.yy.dan 19.yy.a kadar Osmanlı Padişahlarının yaşadığı Topkapı Sarayı, muhteşem mimarisi ve barındırdığı değerler ile İstanbul’da mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir.

Unicode

Unicode

 

2 Dolmabahçe Sarayı

Kabataş-Beşiktaş arasında bulunan Dolmabahçe Sarayı da Topkapı Sarayı gibi en çok ziyaret edilen yerler arasında. Boğaziçi kıyısında görkemli mimari yapısı ve sergi salonları ile İstanbul’da mutlaka görmeniz gereken yerler arasındadır.

 

yildiz-palace

 

4. Yıldız Sarayı

19.yy’a ait köşkleri, villaları ve olağanüstü güzel bahçeleri barındıran Yıldız Sarayı, Beşiktaş’ın sırtlarında Yıldız’da yer almaktadır. Kendine has yapısı ve muhteşem doğası ile görülmeye değer.

 

shamil_bezimyanil_beylerbeyisaray1

 

5. Beylerbeyi Sarayı

1865 yılında yapılan Beylerbeyi Sarayı Anadolu yakasında Boğaziçi Köprüsünün hemen altında oldukça güzel bir mekanda ziyaretçilerine güzellikler sunmaktadır.

 

56c2fa2287829ef5e5caab23cb6d3885

 

6. Çırağan Sarayı

1865 yılında yapılan Beylerbeyi Sarayı Anadolu yakasında Boğaziçi Köprüsünün hemen altında oldukça güzel bir mekanda ziyaretçilerine güzellikler sunmaktadır.

 

2037-nhnmy-cinili-kosk-8157-950px

 

7. Çinili Köşk

Topkapı sarayının bahçesinde bulunan Çinili Köşk 1473 yılında inşa edilmiştir. Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyan binada İznik Çinileri, Osmanlı ve Selçuklu seramikleri kullanılmıştır..

 

bgaleri16

8. Hidiv Kasrı

İstanbul Belediyesi tarafından otel ve restoran olarak işletilen Hıdiv Kasrı; özellikle haftasonu İstanbulluların en çok tercih ettiği dinlence yerlerinden birisidir. Hıdiv Kasrında muhteşem doğa ve boğaz manzarası eşliğinde konaklayabilir ve zengin menüleri ile restoranından faydalanabilirsiniz.

 

ıhlamur-kasrı

 

9. Ihlamur Kasrı

Ihlamur Kasrı, Beşiktaş’ta İstanbul’un güzel köşklerinden birisidir. Beşiktaş, Yıldız ve Nişantaşı arasında kalan Ihlamur Vadisi’nin, 18. yüzyıl Tersane eminlerinden Hacı Hüseyin Ağa’ya ait olan ve bu yüzden Hacı Hüseyin Bağlan adıyla tanınan bir mesire yeri olduğu bilinmektedir.

 

Göksu (Küçüksu) Kasrý, Ýstanbul

Göksu (Küçüksu) Kasrý, Ýstanbul

 

10. Küçüksu Kasrı

Küçüksu Kasrı, Anadolu Hisarının yakınlarından İstanbul’un güzel kasır ve köşklerinden birisidir. Küçüksu Kasrı’nın bulunduğu Boğaziçi’nin bu şirin yöresinde, yerleşim tarihi Bizans dönemine dek inmektedir.

editor's pick

  • İstanbul’da baharın yüzünü yavaş yavaş göstermeye başladığı bugünlerde erguvanlar da şahane çiçekleriyle yüzlerini göstermeye başladılar. Peki erguvanların pembe-mor renkleriyle boğazın simgesi olduğunu biliyor muydunuz? İstanbul’un rengini değiştiren nadir ağaçlardan olan erguvanlar çiçek açtığı zaman İstanbul Boğazı harika bir renge bürünür. Nisan ortalarından Mayıs ortalarına kadar uzanan bir süreç içerisinde pembe-mor çiçekleriyle adeta İstanbul’a baharı müjdeler. Siz de baharın tadını İstanbul’da çıkarmayı planlıyorsanız erguvanların coşkuyla açtığı bu dönemi kesinlikle kaçırmamalısınız!

  • İstanbul’a yapacağınız geziniz boyunca İstanbul’da sürekli gördüğünüz nazar boncuklarının anlamını biliyor musunuz? Nazar boncuğu, tarih boyunca, çoğu kültürde ve dinsel inançta, kötülükleri savan güçlü bir tılsım olarak kabul edilmiştir. Genelde nazar boncukları göz şeklinde olur. Kişinin dünyaya açılan penceresi gözdür ve göz her türlü, iyi ve kötü, düşüncelerin ilk çıkış noktası olarak kabul edilir. Bu yüzden bakışlardan, kötü gözlerden korunmak amacıyla emici özelliği olduğuna inanılan mavi renkli taşlar eskiden beri nazar boncuğu yapımında kullanılmıştır ve son halini günümüzdeki çeşit çeşit nazar boncukları olarak almıştır. Şu an, gerek inanç gerek gelenek, gerekse de süs eşyası olarak pek çok kişi nazar boncuğunu günlük yaşantısında çok sık [...]

  • Çemberlitaş Hamamı; Çemberlitaş yanında, Kapalıçarşı yakınında bulunmaktadır. III. Murat’ın annesi Nur Banu Sultan tarafından, Üsküdar’daki Valide-i Atik Külliyesine kaynak sağlamak için 1584 yılında, Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Kadınlar ve erkekler kısımdan oluşan bu çifte hamam; Valide Sultan Hamamı, Gül Hamamı, isimleriyle de anılmış, Evliya Çelebi’yse III. Murat Hamamı olarak bahsetmiştir yapıdan. Bugün hamamın kadınlar bölümü ayakta olmamasına rağmen, geri kalan bölümü  kadınlar ve erkekler için iki ayrı bölüme ayrılarak kullanılmaktadır. Günümüzde turistik hamam sefalarıyla yabancı konuklarını ağırlamaya devam eden hamam, Osmanlı hamam mimarisinin şaheserlerinden olmaya layık bir yapıdır.  

news via inbox

Nulla turp dis cursus. Integer liberos  euismod pretium faucibua