İstanbul’un Gözbebeği; İstiklal Caddesi

İstiklâl Caddesi, İstanbul’un en eski semtleri arasında yer alan Beyoğlu’nda, Tünel’den Taksim Meydanı’na kadar olan alanda yer alır. Yaklaşık 1.400 metre uzunluğundadır.Caddenin orta noktası olarak, Galatasaray Lisesi’nin yanından geçen Yeni Çarşı Caddesi’nin caddeyle kesiştiği ve 50. Yıl Anıtı’nın bulunduğu yer kabul edilir. Paralelinden geçen Tarlabaşı Bulvarı ile birlikte, Beyoğlu ilçesinin iskeletini oluşturur. 9 Ayrı mahalleyi kapsayan İstiklal Caddesi, ortalama 74 metre yüksekliğine sahiptir.

istanbul-tunel-18

Caddenin ilk şekillenme evresi, Bizans döneminden sonra başlar. Bizans hüküm sürerken, surlarla çevrili bir Cenova kolonisi halinde var olan Galata, çeşitli Latin topluluklarını, Katolik kiliselerini ve manastırlarını bünyesinde bulundurur. Haliç’in bu yakasına ise, Pera adı verilir. Galata nüfusunun hemen hemen tamamı, surlar içindedir.Bizans döneminde, Galata’nın canlı yapısı ve ticari özellikleri, İstanbul’un Osmanlı idaresine geçmesiyle beraber bir takım güvencelerle daha da gelişince, surlar içine sığmamaya başlayan Latinler, Boğaz’a ve Haliç’e bakan yamaçlara doğru taşınmaya başladılar. Bu zaman zarfında, sırt boyunca boydan boya uzanan dar yol da zaman geçtikçe değerlendiriliyor ve İstiklal Caddesi’nin silüeti oluşmaya başlıyordu. Yine bu dönemde, hareketli ticari yapı, birçok milletten tüccarları ve soyluları bölgeye çekmiş, bugünkü İstiklal Caddesi ve çevresine göçler artmış, hatta Fransız Elçiliği olarak kullanılan tarihi bina da yapıma bu dönemde başlanmıştı.Takip eden süreçte, İngiliz Sarayı (İngiltere Elçilik Binası) inşa edildi.

175861_181118441930568_100000972409728_398435_6972065_o

Midtown Hotel’e yalnızca 100 metre uzaklıkta olan İstiklal Caddesi, yakın geçmişte değişime başlayan ve izleri günümüze uzanan düzenlemelerle birlikte, alış veriş anlamında da, yemek içmek ve eğlenmek anlamında da, büyük bir merkez olmuştur. Her bütçeye uygun dükkanlar, barlar, kulüpler, gece mekanları, restoranlar ve benzer yerler cadde üzerinde bulunarak, hitap ettikleri her çeşit insanı da caddeye çekebilme suretiyle, belki de Türkiye’nin en kozmopolit caddesi özelliğini İstiklal Caddesi’ne kazandırmışlardır. İstiklal Caddesi ve caddenin sonunda yer alan Taksim Meydanı, seslerini tüm dünyaya duyurabilmek ve haklarını aramak isteyen topluluklar için bir eylem merkezi özelliğine de sahiptir. Çeşitli protestolar, isyanlar, eylemler, yürüyüşler, basın açıklamaları ve benzer aktiviteler, bu cadde ve alanlar üzerinde gerçekleştirilmektedir.

10.istiklalStreet-149000673-crop-1680x1050

 

editor's pick

  • İstanbul’da baharın yüzünü yavaş yavaş göstermeye başladığı bugünlerde erguvanlar da şahane çiçekleriyle yüzlerini göstermeye başladılar. Peki erguvanların pembe-mor renkleriyle boğazın simgesi olduğunu biliyor muydunuz? İstanbul’un rengini değiştiren nadir ağaçlardan olan erguvanlar çiçek açtığı zaman İstanbul Boğazı harika bir renge bürünür. Nisan ortalarından Mayıs ortalarına kadar uzanan bir süreç içerisinde pembe-mor çiçekleriyle adeta İstanbul’a baharı müjdeler. Siz de baharın tadını İstanbul’da çıkarmayı planlıyorsanız erguvanların coşkuyla açtığı bu dönemi kesinlikle kaçırmamalısınız!

  • İstanbul’a yapacağınız geziniz boyunca İstanbul’da sürekli gördüğünüz nazar boncuklarının anlamını biliyor musunuz? Nazar boncuğu, tarih boyunca, çoğu kültürde ve dinsel inançta, kötülükleri savan güçlü bir tılsım olarak kabul edilmiştir. Genelde nazar boncukları göz şeklinde olur. Kişinin dünyaya açılan penceresi gözdür ve göz her türlü, iyi ve kötü, düşüncelerin ilk çıkış noktası olarak kabul edilir. Bu yüzden bakışlardan, kötü gözlerden korunmak amacıyla emici özelliği olduğuna inanılan mavi renkli taşlar eskiden beri nazar boncuğu yapımında kullanılmıştır ve son halini günümüzdeki çeşit çeşit nazar boncukları olarak almıştır. Şu an, gerek inanç gerek gelenek, gerekse de süs eşyası olarak pek çok kişi nazar boncuğunu günlük yaşantısında çok sık [...]

  • Çemberlitaş Hamamı; Çemberlitaş yanında, Kapalıçarşı yakınında bulunmaktadır. III. Murat’ın annesi Nur Banu Sultan tarafından, Üsküdar’daki Valide-i Atik Külliyesine kaynak sağlamak için 1584 yılında, Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Kadınlar ve erkekler kısımdan oluşan bu çifte hamam; Valide Sultan Hamamı, Gül Hamamı, isimleriyle de anılmış, Evliya Çelebi’yse III. Murat Hamamı olarak bahsetmiştir yapıdan. Bugün hamamın kadınlar bölümü ayakta olmamasına rağmen, geri kalan bölümü  kadınlar ve erkekler için iki ayrı bölüme ayrılarak kullanılmaktadır. Günümüzde turistik hamam sefalarıyla yabancı konuklarını ağırlamaya devam eden hamam, Osmanlı hamam mimarisinin şaheserlerinden olmaya layık bir yapıdır.  

news via inbox

Nulla turp dis cursus. Integer liberos  euismod pretium faucibua