Geçmişten Günümüze Kızkulesi

Last Updated: Ağustos 11th, 2015By Tags: , , , , , ,

Geçmişi 2500 yıl öncesine dayanan bu eşsiz yapı, İstanbul`un tarihine eş bir tarih yaşamış ve bu kentin yaşadıklarına görgü şahitliği yapmıştır. Antik çağda başlayan geçmişiyle, Eski Yunan`dan Bizans İmparatorluğu’na,  Bizans`dan Osmanlıya, tüm tarihi dönemlerde var olarak günümüze kadar gelmiştir.

 

2885392-kiz-kulesi-uskudar

 

Kızkulesi’nin mimari yapılanma süreci M.Ö. 341 yılına kadar uzanır. O dönemlerde boğazın çıkıntısı olan bu burun, (daha önce yarımada olduğu ile ilgili söylemler vardır) “vus” adı ile anılır. Bu tarihte Komutan Chares’in eşi için, mermer sütunlar üzerine yapılan bir anıt mezar kimliğinden sonra, M.Ö. 410’da Sarayburnu’nun bulunduğu yerden, kulenin bulunduğu adaya zincir gerilerek, boğazın giriş ve çıkışlarını kontrol eden bir gümrük istasyonu haline getirilir.

 

M.S. 1110’lara geldiğimizde ise ilk belirgin yapı (kule), İmparator Manuel Comnenos tarafından inşa ettirilir. Savunma kulesi olarak inşa ettirilen bu yapı “Küçük Kale” anlamına gelen Arcla adını alır.

 

20140214__9393274188

 

1719 yılında fenerden çıkan alevle yanan kızkulesi, 1725 yılında şehrin Baş mimarı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından tekrar onarılır. Kule kısmı biraz değiştirilerek üst tarafa camlı bir köşk ve onun üzerine de kurşunla kaplı bir kubbe oturturlar ve bina kagir olarak tekrar yapılır.

Yıldırım düşmesinden gemi çarpmasına kadar pek çok felakete maruz kalan yapı, 18. yüzyılda sürgün için bir ön istasyon işlevi görür.

1992220420141530024277006_2‘ den itibaren buranın özel sektöre devri konuşulur, İstanbul Belediyesi, Üsküdar Belediyesi, Mimarlar Odası, Şairler, Turing, Ulusoy Şirketler Grubu gibi pek çok kurum çeşitli medyatik projeler üretirler …

 

editor's pick

  • İstanbul’da baharın yüzünü yavaş yavaş göstermeye başladığı bugünlerde erguvanlar da şahane çiçekleriyle yüzlerini göstermeye başladılar. Peki erguvanların pembe-mor renkleriyle boğazın simgesi olduğunu biliyor muydunuz? İstanbul’un rengini değiştiren nadir ağaçlardan olan erguvanlar çiçek açtığı zaman İstanbul Boğazı harika bir renge bürünür. Nisan ortalarından Mayıs ortalarına kadar uzanan bir süreç içerisinde pembe-mor çiçekleriyle adeta İstanbul’a baharı müjdeler. Siz de baharın tadını İstanbul’da çıkarmayı planlıyorsanız erguvanların coşkuyla açtığı bu dönemi kesinlikle kaçırmamalısınız!

  • İstanbul’a yapacağınız geziniz boyunca İstanbul’da sürekli gördüğünüz nazar boncuklarının anlamını biliyor musunuz? Nazar boncuğu, tarih boyunca, çoğu kültürde ve dinsel inançta, kötülükleri savan güçlü bir tılsım olarak kabul edilmiştir. Genelde nazar boncukları göz şeklinde olur. Kişinin dünyaya açılan penceresi gözdür ve göz her türlü, iyi ve kötü, düşüncelerin ilk çıkış noktası olarak kabul edilir. Bu yüzden bakışlardan, kötü gözlerden korunmak amacıyla emici özelliği olduğuna inanılan mavi renkli taşlar eskiden beri nazar boncuğu yapımında kullanılmıştır ve son halini günümüzdeki çeşit çeşit nazar boncukları olarak almıştır. Şu an, gerek inanç gerek gelenek, gerekse de süs eşyası olarak pek çok kişi nazar boncuğunu günlük yaşantısında çok sık [...]

  • Çemberlitaş Hamamı; Çemberlitaş yanında, Kapalıçarşı yakınında bulunmaktadır. III. Murat’ın annesi Nur Banu Sultan tarafından, Üsküdar’daki Valide-i Atik Külliyesine kaynak sağlamak için 1584 yılında, Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Kadınlar ve erkekler kısımdan oluşan bu çifte hamam; Valide Sultan Hamamı, Gül Hamamı, isimleriyle de anılmış, Evliya Çelebi’yse III. Murat Hamamı olarak bahsetmiştir yapıdan. Bugün hamamın kadınlar bölümü ayakta olmamasına rağmen, geri kalan bölümü  kadınlar ve erkekler için iki ayrı bölüme ayrılarak kullanılmaktadır. Günümüzde turistik hamam sefalarıyla yabancı konuklarını ağırlamaya devam eden hamam, Osmanlı hamam mimarisinin şaheserlerinden olmaya layık bir yapıdır.  

news via inbox

Nulla turp dis cursus. Integer liberos  euismod pretium faucibua