The Historical Peninsula Volume 4: Obelisk of Theodosius
The Obelisk of Theodosius, also known as Dikilitaş, is an Ancient Egyptian obelisk which is located near the Serpentine Column, on the South of Sultanahmet Square. Roman Emperor Theodosius I had it transported from Egypt, and erected on its current site in 390 AD. The Obelisk, a.k.a. Dikilitaş, is one of the most ancient monuments in İstanbul, which was sitting on the Spina wall of the Hippodrome of Constantinople then.
Theodosius Dikilitaşı, veya yalnızca Dikilitaş, Sultanahmet Meydanı’nın güney tarafında, Yılanlı Sütun’un yanında bulunan bir Antik Mısır dikilitaşıdır. MS 390 yılında Roma imparatoru I. Theodosius tarafından Mısır’dan getirilerek şimdiki yerine dikilmiştir. Vakti zamanında, Sultanahmet meydanındaki hipodromun Spina duvarı üzerinde yer alan Dikilitaş yani Obelisk; İstanbul’un en eski anıtları arasında yer almaktadır.
The Obelisk of Theodosius is of red granite from Aswan and was originally 30m tall. The lower part was damaged in antiquity, and so the obelisk is today only 18.45 m. It weighs approximately 200 tons. Wars of the emperor Theodossius I and his life at the Hippodrome are depicted on embossings which are on the pedestal. The bronze sphere representing the Earth, which had been placed on top of the obelisk fell down because of an earthquake happened in 865 AD, and it hasn’t been put into its place since then.
Dikilitaş kırmızı Asvan granitinden yapılmıştır ve orijinal yüksekliği 30 metredir. Alt bölümü tahrip olduğu için bugünkü yüksekliği 18,45 m’dir. Ağırlığı yaklaşık olarak 200 ton’dur. Kaidenin üzerindeki kabartmalarda imparator I Theodossius’un savaşları ve Hipodrom’daki yaşantısı işlenmiştir Dikilitaş’ın tepesinde bulunan ve Dünya’yı simgeleyen tunç küre 865 yılındaki bir depremde düşmüş ve bir daha da yerine konulmamıştır.
Theodosius had the erection of this great obelisk pictured on the square block on which the Obelisk is sitting in 390 AD, and had an inscription prepared, which is stating how the obelisk resigned itself to the emperor Theodosius and how the obelisk re-erected in 32 days by the words of the Obelisk, both in Latin and Greek, since it was a great challange and took a long time for them to achieve it.
Dikilişi o kadar uzun süre almış ve güçlükle gerçekleşmiştir ki MS.390 yılında bunu başaran Theodosius Dikilitaş’ın üzerinde durduğu kare bloğa bu devasa anıtın dikilişini betimletmiş ve kaidesine de bunca yıl direnmesine rağmen imparator Theodosius’a boyun eğmek zorunda kaldığını ve 32 günde nasıl dikildiğini sütunun ağzından aktaran Latince ve Grekçe kitabe yazdırmış.
The following words are written on the inscription in Greek: “This column with four sides which lay on the earth, only the emperor Theodosius dared to lift again its burden; Proclos was invited to execute his order; and this great column stood up in 32 days”.
Grekçe kitabede “Devamlı bir suretle yerde duran bu taşı dikme cesaretini İmparator Theodosius gösterdi ve yardımına Proclus çağrıldı. Bu şekilde otuz iki günde yerine dikildi” cümleleri yer alıyor.
editor's pick
İstanbul’da baharın yüzünü yavaş yavaş göstermeye başladığı bugünlerde erguvanlar da şahane çiçekleriyle yüzlerini göstermeye başladılar. Peki erguvanların pembe-mor renkleriyle boğazın simgesi olduğunu biliyor muydunuz? İstanbul’un rengini değiştiren nadir ağaçlardan olan erguvanlar çiçek açtığı zaman İstanbul Boğazı harika bir renge bürünür. Nisan ortalarından Mayıs ortalarına kadar uzanan bir süreç içerisinde pembe-mor çiçekleriyle adeta İstanbul’a baharı müjdeler. Siz de baharın tadını İstanbul’da çıkarmayı planlıyorsanız erguvanların coşkuyla açtığı bu dönemi kesinlikle kaçırmamalısınız!
İstanbul’a yapacağınız geziniz boyunca İstanbul’da sürekli gördüğünüz nazar boncuklarının anlamını biliyor musunuz? Nazar boncuğu, tarih boyunca, çoğu kültürde ve dinsel inançta, kötülükleri savan güçlü bir tılsım olarak kabul edilmiştir. Genelde nazar boncukları göz şeklinde olur. Kişinin dünyaya açılan penceresi gözdür ve göz her türlü, iyi ve kötü, düşüncelerin ilk çıkış noktası olarak kabul edilir. Bu yüzden bakışlardan, kötü gözlerden korunmak amacıyla emici özelliği olduğuna inanılan mavi renkli taşlar eskiden beri nazar boncuğu yapımında kullanılmıştır ve son halini günümüzdeki çeşit çeşit nazar boncukları olarak almıştır. Şu an, gerek inanç gerek gelenek, gerekse de süs eşyası olarak pek çok kişi nazar boncuğunu günlük yaşantısında çok sık [...]
Çemberlitaş Hamamı; Çemberlitaş yanında, Kapalıçarşı yakınında bulunmaktadır. III. Murat’ın annesi Nur Banu Sultan tarafından, Üsküdar’daki Valide-i Atik Külliyesine kaynak sağlamak için 1584 yılında, Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Kadınlar ve erkekler kısımdan oluşan bu çifte hamam; Valide Sultan Hamamı, Gül Hamamı, isimleriyle de anılmış, Evliya Çelebi’yse III. Murat Hamamı olarak bahsetmiştir yapıdan. Bugün hamamın kadınlar bölümü ayakta olmamasına rağmen, geri kalan bölümü kadınlar ve erkekler için iki ayrı bölüme ayrılarak kullanılmaktadır. Günümüzde turistik hamam sefalarıyla yabancı konuklarını ağırlamaya devam eden hamam, Osmanlı hamam mimarisinin şaheserlerinden olmaya layık bir yapıdır.
news via inbox
Nulla turp dis cursus. Integer liberos euismod pretium faucibua



