MEVLEVİLERİ TANIMAK İÇİN TÜNEL’DE BULUŞUYORUZ!

Last Updated: Eylül 24th, 2020By Tags: , , , , ,

Dünyanın hayran olduğu Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin ismini duymayan yoktur elbette. Batılıların “Rumi” diye tanıdığı Mevlana’nın takipçileri sadece Konya’da değil, İstanbul’un merkezinde Galata’da da karşınıza çıkacaklar. Haydi günümüze dek uzanan en önemli Mevlevihane’yi ve Mevlevileri tanımak için Galata’ya doğru uzanalım.

 

 

AFGANİSTAN’DAN KONYA’YA KONYA’DAN İSTANBUL’A

1207 yılında Belh’de dünyaya gelen ünlü filozof Mevlâna Celâlettin Rumi, insanın dünyevi zevk ve ihtiraslardan vazgeçip tamamen maneviyata yönelerek insanın kendisini bulmasını öğütlemiştir. Kendilerine Mevlevi denilen bu felsefenin takipçileri, Mevlevihane denilen mekanlarda bir araya gelerek ibadet ederlerdi.

 

İstanbul’da Tünel bölgesindeki Galata Mevlevihanesi de bu inanca sahip olanlar için günümüze kadar ulaşan en önemli mekanlardan birisi.

Mevlevihane 1491’de kuruldu. Yüzyıllar içinde çıkan yangınlar yüzünden yıkılıp yeniden yapılan binanın avlusunda Mevleviliğin en önemli isimlerinden biri olan Şeyh Galip’in türbesinin de yer alıyor.

 

 

DİVAN EDEBİYATI MÜZESİ

Mevlevihanenin içinde bulunan Divan Edebiyatı Müzesi’nde yüzyıllar boyu müzik ve sanatla iç içe olan şair ve müzisyen Mevlevilerden hareketle, Türk musikisine ait aletler ile Mevlevi kültürüne ait eserler sergileniyor. Müze Pazartesi günleri hariç diğer günler açık.

 

 

HER PAZAR SEMA AYİNİ

Mevlevilerin dualar, tasavvuf müziği ve ilahiler eşliğinde, felsefelerine uygun olarak dünyevi hırslardan vazgeçtikleri ve ilahi bir basamağı atlamaya yöneldikleri sema ayini bir görsel şölen olarak da izlenmektedir.

 

Sema ayinleri öncesinde öncelikle Mevlâna’nın felsefesini anlatan metinler okunur, müzisyenler Tasavvuf müziği icra ederler ve ardından da sema başlar. Sema, manevi bir gidiş – gelişi temsil eder. Sağdan sola kalbin etrafında gerçekleştirilen bu dönüş, bütün yaratılmışları sevgi ve aşkla kucaklamak anlamına gelir. Ayin boyunca ruh, dünyadan ayrılarak özgürce ve büyük sevinçle Tanrıyla birleşir. Bu dönüşte sağ el göğe, sol el ise toprağa dönüktür. Böylece semayı gerçekleştiren dervişler “Hak’tan aldıklarını, halka vermeyi” temsil ederler.

 

NE ZAMAN GÖRÜLEBİLİR?

Galata Mevlevihanesi’nde her pazar saat 17.00’de Mevlevi Sema ayini düzenleniyor, yaz sezonunda Cumartesi günleri de yapılıyor. Ayrıca her Ayın ikinci Salı günü saat 13.30’da İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu tarafından da Sema gösterisi ve tasavvuf müziği konseri icra ediliyor. Ziyaretçilerin müze giriş biletleriyle izleyebilecekleri gösterilerde 150 kişilik izleyici sınırı bulunuyor.

 

editor's pick

  • İstanbul’da baharın yüzünü yavaş yavaş göstermeye başladığı bugünlerde erguvanlar da şahane çiçekleriyle yüzlerini göstermeye başladılar. Peki erguvanların pembe-mor renkleriyle boğazın simgesi olduğunu biliyor muydunuz? İstanbul’un rengini değiştiren nadir ağaçlardan olan erguvanlar çiçek açtığı zaman İstanbul Boğazı harika bir renge bürünür. Nisan ortalarından Mayıs ortalarına kadar uzanan bir süreç içerisinde pembe-mor çiçekleriyle adeta İstanbul’a baharı müjdeler. Siz de baharın tadını İstanbul’da çıkarmayı planlıyorsanız erguvanların coşkuyla açtığı bu dönemi kesinlikle kaçırmamalısınız!

  • İstanbul’a yapacağınız geziniz boyunca İstanbul’da sürekli gördüğünüz nazar boncuklarının anlamını biliyor musunuz? Nazar boncuğu, tarih boyunca, çoğu kültürde ve dinsel inançta, kötülükleri savan güçlü bir tılsım olarak kabul edilmiştir. Genelde nazar boncukları göz şeklinde olur. Kişinin dünyaya açılan penceresi gözdür ve göz her türlü, iyi ve kötü, düşüncelerin ilk çıkış noktası olarak kabul edilir. Bu yüzden bakışlardan, kötü gözlerden korunmak amacıyla emici özelliği olduğuna inanılan mavi renkli taşlar eskiden beri nazar boncuğu yapımında kullanılmıştır ve son halini günümüzdeki çeşit çeşit nazar boncukları olarak almıştır. Şu an, gerek inanç gerek gelenek, gerekse de süs eşyası olarak pek çok kişi nazar boncuğunu günlük yaşantısında çok sık [...]

  • Çemberlitaş Hamamı; Çemberlitaş yanında, Kapalıçarşı yakınında bulunmaktadır. III. Murat’ın annesi Nur Banu Sultan tarafından, Üsküdar’daki Valide-i Atik Külliyesine kaynak sağlamak için 1584 yılında, Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Kadınlar ve erkekler kısımdan oluşan bu çifte hamam; Valide Sultan Hamamı, Gül Hamamı, isimleriyle de anılmış, Evliya Çelebi’yse III. Murat Hamamı olarak bahsetmiştir yapıdan. Bugün hamamın kadınlar bölümü ayakta olmamasına rağmen, geri kalan bölümü  kadınlar ve erkekler için iki ayrı bölüme ayrılarak kullanılmaktadır. Günümüzde turistik hamam sefalarıyla yabancı konuklarını ağırlamaya devam eden hamam, Osmanlı hamam mimarisinin şaheserlerinden olmaya layık bir yapıdır.  

news via inbox

Nulla turp dis cursus. Integer liberos  euismod pretium faucibua

Leave A Comment