Cats of Istanbul…
Let’s remember first few things when we think of Istanbul… The Bosphorus, simit, the history, The Grand Bazaar and the cats… It sounds strange but street cats are one of the most important elements among the things that give a character to Istanbul. They live with inhabitants of the city together, give inspiration to artists and present a type common living, which you cannot see easily, around the world. İstanbul loves the cats and the cats love İstanbul.
İstanbul denince akla gelen ilk şeyleri hatırlayalım. Boğaz, simit, tarih, Kapalı Çarşı, kediler… Kulağa garip geliyor ancak İstanbul’a karakter katan en önemli unsurlardan biri sokaklarda yaşayan kediler. İnsanlarla iç iç yaşıyor, sanatçılara ilham kaynağı oluyor ve dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz bir ortak yaşam örneği sunuyorlar. İstanbul kedileri seviyor, kediler de İstanbul’u…
To really understand the friendship between the feline and the people, it is enough just to look around in the city. It is possible to see food and water bowls for cats or the cats sleep on laps of people in parks. In some neighborhoods like Cihangir, the cats like the owners of streets and the people are just like visitors. After his sudden death, people started a petition and the Internet’s famous cat Tombili, now has a statue in Kadıköy.
Kedilerle insanların dostluğunu anlamak için şehre şöyle bir göz atmak yeterli. Her köşede kediler için bırakılmış mama ve su kapları, parklarda insanların kucaklarında uyuyan kediler görmek mümkün, hatta Cihangir gibi semtlerde sokağın sahibi kediler de sanki insanlar misafirmiş gibi… Kadıköy’ün internet ünlüsü kedisi Tombili’nin ölümünün ardından açılan imza kampanyası sonucunda artık bir heykeli var.
The documentary called Nine Lives is an interesting picture, which shows the relationship between the cats and the city-dwellers. Of course it’s not the only work on this theme. Almost every painting of Ortaköy’s famous painter Fethi Develioğlu, photographer Arif Aşçı’s İstanbul’s Street Cats book, Gündüz Vassaf’s Cat In Istanbul book and many more… Cats and Istanbul inspire artists for a long time.
Kedi belgeseli, şehirle kediler arasındaki bağı göstermesi açısından oldukça ilgi çekici bir yapım. Fakat kedileri konu alan tek eser değil elbette. Fotoğrafçı Arif Aşçı’nin İstanbul’un Sokak Kedileri kitabı, Ortaköy’lü ressam Fethi Develioğlu’nun neredeyse her tablosu, Gündüz Vassaf’ın İstanbul’da Kedi kitabı ve daha niceleri… Kedilerle İstanbul’un ilişkisi sanatçılara uzun süredir ilham kaynağı olmuş.
editor's pick
İstanbul’da baharın yüzünü yavaş yavaş göstermeye başladığı bugünlerde erguvanlar da şahane çiçekleriyle yüzlerini göstermeye başladılar. Peki erguvanların pembe-mor renkleriyle boğazın simgesi olduğunu biliyor muydunuz? İstanbul’un rengini değiştiren nadir ağaçlardan olan erguvanlar çiçek açtığı zaman İstanbul Boğazı harika bir renge bürünür. Nisan ortalarından Mayıs ortalarına kadar uzanan bir süreç içerisinde pembe-mor çiçekleriyle adeta İstanbul’a baharı müjdeler. Siz de baharın tadını İstanbul’da çıkarmayı planlıyorsanız erguvanların coşkuyla açtığı bu dönemi kesinlikle kaçırmamalısınız!
İstanbul’a yapacağınız geziniz boyunca İstanbul’da sürekli gördüğünüz nazar boncuklarının anlamını biliyor musunuz? Nazar boncuğu, tarih boyunca, çoğu kültürde ve dinsel inançta, kötülükleri savan güçlü bir tılsım olarak kabul edilmiştir. Genelde nazar boncukları göz şeklinde olur. Kişinin dünyaya açılan penceresi gözdür ve göz her türlü, iyi ve kötü, düşüncelerin ilk çıkış noktası olarak kabul edilir. Bu yüzden bakışlardan, kötü gözlerden korunmak amacıyla emici özelliği olduğuna inanılan mavi renkli taşlar eskiden beri nazar boncuğu yapımında kullanılmıştır ve son halini günümüzdeki çeşit çeşit nazar boncukları olarak almıştır. Şu an, gerek inanç gerek gelenek, gerekse de süs eşyası olarak pek çok kişi nazar boncuğunu günlük yaşantısında çok sık [...]
Çemberlitaş Hamamı; Çemberlitaş yanında, Kapalıçarşı yakınında bulunmaktadır. III. Murat’ın annesi Nur Banu Sultan tarafından, Üsküdar’daki Valide-i Atik Külliyesine kaynak sağlamak için 1584 yılında, Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Kadınlar ve erkekler kısımdan oluşan bu çifte hamam; Valide Sultan Hamamı, Gül Hamamı, isimleriyle de anılmış, Evliya Çelebi’yse III. Murat Hamamı olarak bahsetmiştir yapıdan. Bugün hamamın kadınlar bölümü ayakta olmamasına rağmen, geri kalan bölümü kadınlar ve erkekler için iki ayrı bölüme ayrılarak kullanılmaktadır. Günümüzde turistik hamam sefalarıyla yabancı konuklarını ağırlamaya devam eden hamam, Osmanlı hamam mimarisinin şaheserlerinden olmaya layık bir yapıdır.
news via inbox
Nulla turp dis cursus. Integer liberos euismod pretium faucibua

