İstanbul’un bir dinler mozaiği olduğu her zaman söylenegelmiştir. Bunun doğruluğunun ispatı şehrin en köklü ve en güzel caddelerinden biri olan İstiklal Caddesi üzerindeki ibadethaneler olsa gerek.

Taksim Meydanı’ndaki camii inşaatı sürerken adım adım Taksim’den Tünel’e doğru şehrin büyük ibadethanelerini sıralayalım dedik. Belki siz de elinize bir rehber alıp İstiklal Caddesi’nde yürür ve şehre bir kez de ibadethanelerin penceresinden bakarsınız.

It is always said that Istanbul is a mosaic of religions. The temples on Istiklal Avenue, one of the deepest-rooted and most beautiful avenues of the city, verify this.

While construction of the mosque in Taksim Square continues, we would like to list the big temples of the city from Taksim to Tünel step by step. Maybe you take a guidebook, walk on Istiklal Avenue, and look at the city through the temples’ windows.

Aya Triada Rum Ortodoks Kilisesi

1880’de mimar Vasilaki İonnidi tarafından inşa edilen kilise ismini Baba – Oğul – Kutsal Ruh üçlemesinden alıyor. Eklektik mimarinin İstanbul’daki en güzel örneklerinden biri olan kilise Bizans gelenekleri ile dönemin modern mimari anlayışının kusursuz birleşiminden oluşuyor.

Hagia Triada Greek Orthodox Church

Built by the architect Vasilaki Ionnidi in 1880, the church is named after the Trinity. One of the most beautiful examples of eclectic architecture in Istanbul, the church is an excellent combination of the Byzantine traditions and the modern architecture of the era.

 

Hüseyin Ağa Cami

1597 yılında, Galata Sarayı Ağası Şeyhülharem Hüseyin Ağa tarafından inşa edilen cami, halk arasında Ağa Camii olarak da bilinir. İlk yapıldığında kubbeli olan cami depremlerden zarar gördüğü için yıkılmış, günümüze sadece mihrabı ve minaresi kalmıştır. 1800’lü yıllarda padişah tarafından yeniden onartılmış son olarak 2011 yılında yanındaki AVM inşaatından zarar görünce restore edilmiştir.

Hüseyin Ağa Mosque

Had built by the Chief of Galata Palace Sheikh Al Haramain Hüseyin Ağa in 1597, this mosque is colloquially known as Ağa Mosque. The mosque, which had a dome when it was built for the first time, was demolished as it had been damaged by earthquakes, and only its original mihrab (niche) and minaret have survived. The Sultan of the time had the mosque repaired in the 1800s; and when it was damaged by the mall construction next to it in the year 2011, it has been restored.

 

St. Antuan Katolik Kilisesi:

İstanbul’un en büyük ve cemaati en geniş Katolik Kilisesi olan St. Antuan’ın kökleri 1230’lu yıllarda inşa edilen kiliseye dayanır. Bu tarihi kilise Latinlerin Ayasofyası olarak anılıyordu. 1600’lü yıllarda defalarca yanan kilise bir ara Padişah II. Mustafa tarafından camiye çevrildi. Bugün günümüzdeki kilise 1724 yılında yeniden inşa edilmişti. 1900’lerde cadde genişletilirken kilise yeniden yıktırıldı ve bugün olduğu yerde 1906 yılında yeniden inşa edildi. Görkemli bir Katolik kilisesi olan yapının arkasındaki rahiplere ayrılan bölümde, Papa 23’ncü Ioannes de İstanbul’da görev yaparken yaşamıştı.

 

St. Antoine Catholic Church

The roots of St. Antoine, which is the largest Catholic Church with the largest congregation in Istanbul, go back to the church built in the 1230s. This historic church was called Hagia Sophia of the Latins. Burnt time after time in the 1600s, the church had been converted to mosque at one stage by Sultan Mustafa II. The present church was rebuilt in 1724. The church was demolished again while expanding the avenue in the 1900s and rebuilt in 1906 at its current location. In the section allocated to priests behind the building that is a magnificent Catholic church, Pope Ioannes XXIII also lived while serving in Istanbul.